Türkiye’de bordro outsourcing sektörünün mimarı Ayşe Nazmiye Uça; maço yönetim kültüründen tanburun makamına, aile mirasından küresel iş trafiğine uzanan yolculuğunda başarının şifresini “istikrar” ve “bütünlük” olarak tanımladı.
“Yıkılması Gereken En Büyük Bariyer İnsanın Kendi Zihnindedir”
26 yıldır kadın odaklı bir yapıyla iş dünyasında var olmanın “maço yönetici” kalesine bir meydan okuma olup olmadığına dair değerlendirmelerde bulunan Ayşe Nazmiye Uça, asıl bariyerin dışarıda değil insanın kendi zihninde olduğunu vurguladı. Kendi ailesinde baskın bir maço figürle büyümediğini belirten Uça, yaklaşık 50 yıl önce annesinin babasıyla ortak bir işletme yürüttüğünü ve kararların akşamları eşit şekilde alındığını ifade etti.
Bu durumun kendisi için bir “istisna” değil, “normal” olduğunu söyleyen Uça, zihninde “kadın yapamaz” gibi bir engel oluşmadığının altını çizdi. Uça, “Eğer insanın kendi fikrinde bir engel yoksa, onu kendisinden başka kim durdurabilir?” sorusunu sorarak; sınırları sektörlerin değil, içselleştirilmiş kabullerin yarattığını dile getirdi.

“Maço Kültürde Neşe, Gurur ve Aidiyet Gelişmez”
Maço yönetim kültürünün gücünü eşitlikten değil, baskı ve korkudan aldığını ifade eden Ayşe Nazmiye Uça, bu sistemin utanma ve bastırma üzerine kurulu olduğunu söyledi. Böyle bir ortamda yaratıcılığın yeşermeyeceğini vurgulayan Uça; neşe, gurur ve aidiyetin ancak güven ve açıklıkla mümkün olabileceğini belirtti. Meseleyi bir kaleye meydan okumaktan ziyade, o kalenin zihinsel olarak zaten gereksiz olduğunu göstermek olarak tanımladığını ifade etti.
“Tanbur Sabırla, İş Dünyası Hızla Ödüllendirir”
Yoğun Amerika ve Avusturya seyahatleri ile iş stresinin arasında tanburun ve Burgazada’nın yerini tarif eden Uça, müziği bir kaçış değil, bir denge alanı olarak gördüğünü söyledi. Tanburun aceleyi değil sadakati talep ettiğini belirten iş insanı, Sadi Şirazi’nin “Yapmak için vakit bulamadığınız şeyden alıkoyan şey, belki de gerçekte istediğinizdir” sözüne atıfta bulundu. Uça, kendisini tanburdan alıkoyan şeyin eksik bir arzu değil; organizasyonlar kurmak ve insanlara iş alanları açmak gibi güçlü bir çağrı olduğunu fark ettiğini dile getirdi.
“İstikrar ve Bütünlük: Yönetimde de Müzikte de Asıl Mesele Özü Korumak”
Yönetim prensipleri sorulduğunda hiç düşünmeden “istikrar” ve “bütünlük” (integrity) yanıtını verdiğini söyleyen Ayşe Nazmiye Uça, tanburun da tam olarak bu iki ilke üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Enstrümanın her gün aynı sadakatle çalışmayı ve sesi bozmadan ilerlemeyi istediğini belirten Uça, iş dünyası ile tanbur arasında derin bir akrabalık gördüğünü ifade etti. İstanbul, Çanakkale ve Viyana hattındaki yaşamında tanburun kendisine değişmeyen bir merkez sunduğunu söyleyen Uça, “Yönetimde de müzikte de asıl mesele ritmi değil, özü koruyabilmek” diyerek sözlerini noktaladı.

































