Turhapo Logo
Esra Banguoğlu Oğut – Özge Zeki, Mutluluğun İzindeki Sohbetler, 5. Bölüm (1)

Esra Banguoğlu Oğut – Özge Zeki, Mutluluğun İzindeki Sohbetler, 5. Bölüm

Yoga eğitmeni, yaşam koçu ve yazar Esra Banguoğlu Oğut’un kitabı Sen Varsan Bereket Var, bereketin ve bolluğun şifrelerini veriyor. Kendisiyle hem yeni kitabını hem de mutluluğa giden yolculuğu konuştuk.

Esra Banguoğlu Oğut: “Mutluluk özümüzü hatırlamaktan geçer”

Esra Banguoğlu Oğut’un 2021 yılında Amerika’da yayımlanan ve geniş kitlelere ulaşarak ses getiren Money Does Grow On Trees isimli kitabı Sen Varsan Bereket Var ismiyle Doğan Kitap tarafından Türkiye’deki okurlarla buluştu. Kitap, okuyuculara hem derin bir iç yolculuğa çıkma fırsatı sunuyor hem de finansal özgürlük ve bolluk enerjisiyle ilişkilerini nasıl dönüştürebileceklerini anlatıyor. Esra Hn., kitabında hem kişisel deneyimlerini hem de öğrencilerine yıllardır öğrettiği yaşam derslerini paylaşıyor.

Kitabın başında paylaştığı ilginç bir anekdot ile yolculuğunun nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Seneler önce, ‘Ben neden, ne yaparsam yapayım, başarılı olsam dahi, para kazanamıyorum?’ diye sormuştum. ‘Para ile oluşturduğun ilk ilişki anını hatırla’ demişti hocam Darel. 7 yaşında yaşadığım bir olay yüzünden, bereket ve parayı, ta o zamanlar reddetmeye karar vermişim. Hikâyemin farkına vardıktan çok kısa bir süre sonra ise, ilk milyon dolarıma ulaştım. Önce hikâyelerimizi biz yazarız, sonra onlar bizi yaratır.”

Esra Banguoğlu Oğut, kişisel dönüşüm ve bolluk bilincine dair yazdığı bu kitapla, yalnızca finansal başarıya ulaşmak isteyenlere değil, aynı zamanda ruhsal huzur ve dengeli bir yaşam arayan herkese hitap ediyor. Sen Varsan Bereket Var kitabı, okurlarını kendi içsel potansiyellerini keşfetmeye, sınırlayıcı inançlardan kurtulmaya ve hayatlarında bereketi çekmeye davet ediyor.

Biz de Esra Hn. ile hem kitap hem de içsel yolculuk üzerine merak ettiklerimizi konuştuk. Sohbetimiz öyle keyifliydi ki program bitsin istemedik. Size de yol göstermesi dileğiyle röportajımızın bir kısmını burada, tamamını videomuzla yayınlıyoruz.

Esra Banguoğlu Oğut – Özge Zeki, Mutluluğun İzindeki Sohbetler, 5. Bölüm (2)

Esra Hn., çok özel bir hayat hikayesine ve yolculuğa sahipsiniz. Uzun yıllardır birçok disiplini, öğretiyi inceliyorsunuz, içindesiniz. Çok genel bir konu biliyorum ama ana hatlarıyla sizce mutluluk nedir?

Bence mutluluk, olduğu gibi ruhumuzu hatırlamak. Ben o ruhumuz yani esas varoluşumuz ile iletişime geçmedikçe, onu hatırlamadıkça, onu hissetmedikçe devam eden bir şekilde mutlu olabileceğimize inanmıyorum. O yüzden benim için mutluluk o. Ve kendi hayatıma baktığım zaman ben bayağı böyle mutsuz bir noktadan başlayıp zaman içinde mutlu olmayı öğrenen bir insan oldum. O yüzden iki tarafı da çok iyi biliyorum diyebilirim. Ve özünde mutluluk bir varoluş seçimidir, bir haldir. Ama çoğu insan, ki bende de vardı, mutlulukla tatmini birbirine karıştırıyor. Mutluluk dediğimiz bir hal, bir seçim. Mutlu olmayı seçersek, şartlarımız ne olursa olsun, mutlu olabiliriz. Mutluluğumuz şartlara bağlıysa, tatminle karıştırıyorsak ne yaparsak yapalım o mutluluğu bir türlü yakalayamadığımızı hissederiz. Bununla ilgili de benim en çok beğendiğim, takdir ettiğim örnek Alice Herz Sommer’dır, kendisi Nazi kampında mutlu olmayı beceriyor, küçücük 5 yaşındaki çocuğuyla. Ve şöyle bir kitap yazmış: “Cehennemin İçindeki Cennet.” O yüzden mutluluk varoluş seçimi, o kadar güçlü bir seçim ki oraya girdiğimiz zaman hiç kimse bizi oradan oynatamaz.

Uzun yıllardır eşiniz Aykut Oğut’la beraber çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz, yaşam koçları yetiştiriyorsunuz. Pandemiden sonra dijitalleşme ile çok farklı bir boyuta geçtik ve hepimizde bir kaygı, yalnızlık, iletişim kuramama sorunu var… Yani geçmişe göre her şey daha da zorlaşmış gibi görünüyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyayı nasıl deneyimlediğimiz her daim kendi perspektifimizde saklı ama ben de aynen senin gibi bakıyorum, birtakım şeylerin daha zorlaştığını ben de hissediyorum. Bence bunun sebebi biraz bu. Hani hatırlarsınız bir ara hep bir Maya Takvimi olayı vardı, hani 2012’de işte dünyanın sonu gelecek falan deniyordu. Dünyanın sonu değil ama Maya Takvimi’ne göre benim anladığım kadarıyla bir programın bitişi oldu. Çünkü insanoğlunun bilinci de belirli programlara, belirli süreçlere, belirli döngülere bağlı ve derler ki her 26.000 senede bir muazzam bir program değişikliği oluyor ve Mayalar işte ta o dönemden bunu hesaplayarak bunu 2012 olarak vermişler. Dünyanın bitişi değil de, dünya veya bilincimizin yeniden doğuşu gibi, bir doğuş olabilmesi için ilk önce eskinin ölmesi gerekiyor. Dolayısıyla doğum sancısı gibi düşünebiliriz. O yüzden şu an insanoğlu olarak biraz sallanıyoruz. Yani Covid de bunu şöyle açığa çıkardı: Eskiden bir takım otoritelerin söyledikleri konusunda nettik, sorgulamıyorduk ancak şimdi her şeyi sorgular olduk. Ne doğru, ne yanlış? Bu noktada insanoğlu olarak kendimize dönmeye mecbur kalıyoruz. Kendi sezgimize, kendi içimize, kendi içimizdeki bilgeliğe. Eğer sezgilerimizi açmazsak, insanoğlu olarak yok olmaya mahkumuz. O sezgi de zaten kendi içindeki sesle yolunu bulmayı öğrenmek.

Esra Banguoğlu Oğut – Özge Zeki, Mutluluğun İzindeki Sohbetler, 5. Bölüm (3)

Bu çağda yaşadığımız problemlerin bu içsel eğitimimizi veya farkındalığımızı yakalayamamaktan ileri geldiğini söylüyorsunuz, kitabınızda da vurguluyorsunuz. Peki, ne yapılmalıydı ya da en azından bundan sonra ne yapılmalı?

Her şey çocuklarla başlıyor tabii. Biz Aykut’la bazen anne babalara da koçluk yapıyoruz. Bizce çocuklara verebileceğimiz en önemli değer, kendilerine saygı ve sevgi. “Bu budur, şu şudur, doğrular yanlışlar, gel sen benim doğrumu takip et” in ötesinde çocuğun kendi varlığını takip etmesine dair bir anlayış, bir yaklaşımdan bahsediyorum. Ya da eğitim sistemleri ki yurt dışında bunlar var, farklı farklı isimler altında, yeni artık programlar. Dünya değişiyor, bununla beraber tabii eğitim sistemi de eski programdan yeni programa geçmek zorunda.

Bu anlamda içsel yolculuğunu başlatmak isteyen bir kişi nasıl bir yol izlemeli?

Koçluk öyle çok nasılın üzerine kurulu değil. Bizim yaptığımız şu, biz kişiye belirli sorular sorarak kendini keşfetmesine alan tutuyoruz. O yüzden onun nasılı da zaten kişiden kişiye değişen bir şey. Yani fiks bir formül, işte şunu yapın, bunu yapın yok. Tabii egzersizler var, yararlı olabiliyor ama egzersiz kendi başına bir hiç farkındalık olmadan. Çünkü her şeyin benzini eninde sonunda farkındalık. Bir aha noktası olmalı, sağ olsun Daryl Rutherford muhteşem bir koçtu. Çok uzun seneler beraber çalıştık, 20 sene boyunca o sorduğu sorular, o tuttuğu alanlar sayesinde bir anda zihninde bir ışık yanıyor ve görmediğin bir şeyi görüyorsun.

Kitapta anlatımlarınızın arkasında egzersizler var ve hatta yazmamız için sayfalar bile ayrılmış. Farkındalık için yazmanın gücüne çok inandığınızı söylüyorsunuz, biraz açar mısınız?

Ego diye bir mekanizma var ve egoyu biz biraz değişik tarif ediyoruz. Ego iyi veya kötü bir şey değil, sadece bir fonksiyon ve bir fonksiyon derken inandığımız, herhangi inanmayı seçtiğimiz, herhangi bir şeyi bir gerçeklik olarak yaşamamızı sağlayan bir mekanizma, bir hatırlatma mekanizması. Arabayı ilk kullanmaya başladığımızda zorlanıyoruz, sonra otomasyona bağlıyor. O otomasyona bağlatan şey ego. O yüzden kafamızda çözmeye çalıştığımızda, soruna bağlamak adına kafamızda bir şeyleri çözmeye çalıştığımızda, ego çok rahat devreye girip çorba gibi ortalığı karıştırabilir ama yazıya döktüğümüz zaman, bir anda sabitlendiği için o enerjiyi oraya koyup sonra kendine geri bakıyorsun gibi bir görevi görüyor. Mesela şöyle bir örnek vereyim topraklamak adına; benim bir arkadaşım Los Angeles’ta para sorunları yaşıyordu ve yeni bir eve çıkmak istiyordu. Çünkü mutsuzdu, ev sahibiyle sorunları vardı. Ne istediğine dair bir liste yapmasını önerdim. “Benim istediklerimi var etmem imkansız” dedi. “İmkansız diye düşünme. Hani sen bir kendini sınırlamadan ne istediğini yaz” dedim. O da 10-15 tane madde yazmış, hani biraz da uça uça ve bir şekilde bir süre sonra çok da memnun olduğu bir eve çıktı ama o listeyi unutmuş. Sonra eşyalarını yerleştirirken bir anda, hani 3-4-5 ay önce yazdığı liste pat diye önüne düştüğünde, bir anda böyle şok olmuş. Hemen beni araddı, “Aa inanmıyorum burada yazdım, ısmarladığım her şey, her detayına o an bana imkansız gibi gözüken hepsi şu an mevcut” dedi. Şimdi Ego ne yaptı orada, ne oluyor? Yazdığın orada yazılı ve kayıtlı olduğu için duruyor, bir bağlantı var, bir şeyler olabiliyor ama ego mekanizması ne yapıyor? Onu unutturuyor. Evet, o yüzden yazmak önemli.

Peki, kitaba gelirsek hazırlık süreciniz nasıl başladı, içeriğini nasıl belirlediniz?

Benim için zor bir süreç oldu, sevgili yaşam koçum Darel Rutherford bu konuda beni senelerdir ittiriyordu ama ben hep öteliyordum. Çok ironik, zaten kitabı bitirdiğim gün vefat etti hocam. Bu yüzden benim için o kitap yolculuğumun hocamla çok ilgisi ve ilintisi var. Benim kitabı yazma sebebim şuydu; bizim bir sertifika programımız var. 2016’da bunu başlattık ve çok uzun süren bir sertifika programı. Yani 1 buçuk sene sürüyor, biraz okul gibi. Vakti zamanında “bir haftada, iki haftada sertifika aldım” gibi şeyler duyuyorduk ki, yani kimse kusura bakmasın, kimse iki haftada hiçbir şey olmayı öğrenemez. Doğru düzgün araba kullanmayı bile öğrenemez! O yüzden biz böyle çok kapsamlı bir program oluşturma ilhamına girdik ve şükürler olsun programımız çok çok başarılı oldu. Yani, biz açtığımızda, “Türkiye nasıl, bir buçuk senelik bir şeye kaç kişi gelir?” falan derken, daha ilkinde 136 kişiydik, ikincisinde 200 kişiydik. Yani böyle kalabalık ve bizim için de muazzam bir yolculuk oldu bu. Tabii eğitime herkes ya vakitsizlikten ya da farklı sebeplerden gelemiyordu. İşte bu sebeple bu kitabı hazırladım. Tabii 1,5 yıllık eğitimi kapsaması mümkün değil ama onun minyatür bir broşürü gibi. Eğer okuyan kişi egzersizleri yaparsa bayağı bir aşama kaydedebilir. İnsanlar hap çözümler bekliyor. Evet, birisi bana bir şeyin cevabını versin, birisi bana çözüm göstersin. Hayır, o birisi sensin ve o seni görebilmen için de kendi içindeki gerçek seni görebilmen için de bu yolculuğa gireceksin ve içe döneceksin. Bunun başka bir yolu yok. Yardımcılar var sana, yol göstericiler var sana, çok güzel, bizim hocamızın yaptığı gibi muazzam alan tutabilen insanlar var ama eninde sonunda cevabı sensin.

Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Çok teşekkür etmek istiyorum, çünkü sorular hakikaten çok muhteşem, çok içten sorulmuş sorular. Bir de her nedense o cümle çalıp duruyor şu an aklımda, o yüzden bence şu an söylemem gerekiyor. Beni vakti zamanda uyandıran çok sevdiğim bir cümle var, burada paylaşmak istiyorum. Her nedense birebir bu konularla ilgili. “Biz buraya ruhani olmaya gelmiş insanlar değiliz. İnsan deneyimi için gelmiş ruhani varlıklarız. Yani ilk kimlik ruh, ikinci kimlik insan olma hali. Bence bu cümle çok önemli ve hani mutluluğa bağlayacak olursak, hani ilk sorun oydu, mutluluk nedir? Mutluluk, o benliğimizi tekrar hatırlamak. Aynen bebeklerde, kuşlarda olduğu gibi. Hiç depresyonda bir bebek veya depresyonda bir kuş görmüyoruz çünkü o var oluşlarını hatırlıyorlar. Bütün mesele o.

Esra Banguoğlu Oğut – Özge Zeki, Mutluluğun İzindeki Sohbetler, 5. Bölüm

Tüm Reklam, Tanıtım ve İşbirlikleri için bulten@turhapo.com


Şehir Ajandası Podcast'i Yılın En İyi Kültür Sanat Podcast'i Ödülü Gizem Ertürk
Şehir Ajandası Podcast’i “Yılın En İyi Kültür Sanat Podcast’i” Ödülü – Gizem Ertürk
Thassos Günlüğü Kuzey Ege’nin Sakin ve Yeşil Cennetinde 2 Gün
Thassos Günlüğü: Kuzey Ege’nin Sakin ve Yeşil Cennetinde 2 Gün
GÜZEL SANATLAR VE TASARIM DERNEĞİ’NDEN KAMUOYUNA! (1)
GÜZEL SANATLAR VE TASARIM DERNEĞİ’NDEN KAMUOYUNA!
Yeditepe Üniversitesi ve Dijital Denge Derneği'nden Dengenin İki Yüzü temalı fotoğraf yarışması sonuçlandı
Yeditepe Üniversitesi ve Dijital Denge Derneği’nden “Dengenin İki Yüzü” temalı fotoğraf yarışması sonuçlandı
“Bil Ki Değişmez” – Ayberk Gezer’in Bahar Enerjili İlk Teklisi Yayında
“Bil Ki Değişmez” – Ayberk Gezer’in Bahar Enerjili İlk Teklisi Yayında
Perfect Days Neden Yeniden Gündemde Hatice Keltek Filmdeki Psikolojik Mesajı Anlattı
Perfect Days Neden Yeniden Gündemde? Hatice Keltek Filmdeki Psikolojik Mesajı Anlattı
Datassist Kurucusu Ayşe Uça’dan Kadın Girişimcilik Mesajı “Görünürlük Çok Önemli”
Datassist Kurucusu Ayşe Uça’dan Kadın Girişimcilik Mesajı: “Görünürlük Çok Önemli”
Zeytinburnu’ndan Sinema Dünyasına Büyük Destek 725 Bin TL Ödüllü Yarışma
Zeytinburnu’ndan Sinema Dünyasına Büyük Destek: 725 Bin TL Ödüllü Yarışma
10 Milyar TL’lik D Şehir Projesi Düzce’de Yeni Dönemi Başlatıyor
10 Milyar TL’lik D Şehir Projesi Düzce’de Yeni Dönemi Başlatıyor
İbrahim Sinan Beşe, Günsu Saraçoğlu – Sanatın Evrim’i 88. Bölüm, Evrim Sanat, Mikado İletişim
İbrahim Sinan Beşe, Günsu Saraçoğlu – Sanatın Evrim’i 88. Bölüm, Evrim Sanat, Mikado İletişim
Pia’dan edebiyatta bir ilk “Şişkooo” kitabına özel şarkı yapıldı
Pia’dan edebiyatta bir ilk: “Şişkooo” kitabına özel şarkı yapıldı
Defne Güçsav, Eylül Aşkın İle… Özel Söyleşi, 125. Bölüm
Defne Güçsav, Eylül Aşkın İle… Özel Söyleşi, 125. Bölüm
Prof. Dr. Erol Güngör Belgeseli KOCAV Yapımıyla İstanbul Üniversitesi’nde Prömiyer Yaptı (2)
Prof. Dr. Erol Güngör Belgeseli KOCAV Yapımıyla İstanbul Üniversitesi’nde Prömiyer Yaptı
Yansı Deniz Özçelik, Seda Nuroğlu, Eylül Aşkın İle… Özel Söyleşi, 124. Bölüm
Yansı Deniz Özçelik, Seda Nuroğlu, Eylül Aşkın İle… Özel Söyleşi, 124. Bölüm
Naz Şenlendirici “Sahibi Yok” ile Müzik Dünyasına Giriş Yaptı! (Hüsnü Şenlendirici’nin kızı 50 kilo verdi)
Naz Şenlendirici “Sahibi Yok” ile Müzik Dünyasına Giriş Yaptı! (Hüsnü Şenlendirici’nin kızı 50 kilo verdi)
Şair Yazar Selhan Özdemir Mutlu Evliliğimde Aldatıldım, Eşimin Beyin Kanseri Olduğunu Öğrenince Hakkımı Helal Ettim
Şair Yazar Selhan Özdemir: “Mutlu Evliliğimde Aldatıldım, Eşimin Beyin Kanseri Olduğunu Öğrenince Hakkımı Helal Ettim”
Kentsel Dönüşüm Projeleri Kent Kimliğini Tehdit Ediyor Uzmanlardan Kritik Uyarı
Kentsel Dönüşüm Projeleri Kent Kimliğini Tehdit Ediyor: Uzmanlardan Kritik Uyarı
Ceren Göğebakan, Günsu Saraçoğlu – Sanatın Evrim’i 86. Bölüm, Evrim Sanat, Mikado İletişim
Ceren Göğebakan, Günsu Saraçoğlu – Sanatın Evrim’i 86. Bölüm, Evrim Sanat, Mikado İletişim
Ezine Zeytin Bahçelerinde Doğa Temelli Çözüm Yeşil Gübreleme ile Kuraklığa Direnç Artacak
Ezine Zeytin Bahçelerinde Doğa Temelli Çözüm: Yeşil Gübreleme ile Kuraklığa Direnç Artacak
Dünya Tiyatrolar Günü’nde Bakırköy Hop Sahne’de Anlamlı Prömiyer
Dünya Tiyatrolar Günü’nde Bakırköy Hop Sahne’de Anlamlı Prömiyer
Ankara Sanat Fuarı’nda Fırça Sanat Galerisi Standı Günsu Saraçoğlu’nun Yeni Koleksiyonu
Ankara Sanat Fuarı’nda Fırça Sanat Galerisi Standı: Günsu Saraçoğlu’nun Yeni Koleksiyonu
“Eylül Aşkın İle…”nin 122. Bölüm Konuğu Özge Öztimur Oldu Müzik, Motosiklet ve Yeni Single
“Eylül Aşkın İle…”nin 122. Bölüm Konuğu Özge Öztimur Oldu: Müzik, Motosiklet ve Yeni Single
TARİHİN YAŞAYAN HAFIZASIVE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN REHBERİPROF. DR. İLBER ORTAYLI’YI KAYBETMENİNDERİN ÜZÜNTÜSÜ İÇERİSİNDEYİZ
TARİHİN YAŞAYAN HAFIZASI VE TÜRK KÜLTÜRÜNÜN REHBERİ PROF. DR. İLBER ORTAYLI’YI KAYBETMENİN DERİN ÜZÜNTÜSÜ İÇERİSİNDEYİZ
Milan Panič küratörlüğünde, Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı “Bakış Kalır Geriye…”
Milan Panič küratörlüğünde, Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı: “Bakış Kalır Geriye…”
Bordro Outsourcing Sektörünün Mimarı Ayşe Nazmiye Uça Başarının Şifresi İstikrar ve Bütünlük
Bordro Outsourcing Sektörünün Mimarı Ayşe Nazmiye Uça: Başarının Şifresi İstikrar ve Bütünlük

Turhapo Logo
Türkiye Haber Portalı Logo 2
Türkiye News Portal Logo
Istanbul Haber Portali Logo
Yerelden Globale Logo
Multi Medya Blog 1